İki yıl evvel önemli bir toplantı için Bodrum gitmek üzere Milas
Havaalanında indim, bir taksiye binip merkeze inmek isterken, Beni
tanıyan taksici Pina iskelesinde yoğun olarak ağaç kesildiğini söylemesi
üzere olay yerine gidip görmek istedim.
Gerçekten henüz 20 yaşına gelmemiş binlerce ağacın kesildiğine tanık
oldum ve bunu yerel basınla paylaşmak için onları da olay yerine
çağırarak sıcağı sıcağına basın açıklamasında bulundum.
Ancak o sırada vızır vızır çalışan hafriyat kamyonları aldıkları
hafriyatı Pina iskelesi diye bilinen pırıl pırıl denize acımasızca
boşaltıyordu, taksici beni ağaç katliamı için bölgeye götürmüştü ama
inanılmaz bir başka olaya tanık olmuştuk, binlerce dönüm deniz dev
kamyonlar tarafından hızlı biçimde dolduruluyordu, tabii davet ettiğim
basın mensubu arkadaşlarda şok içindeydi ve 3 gün sonra ulusal
gazetelerin manşetinden haber MNG HOLDİNĞ in DENİZ DOLGUSU olarak
yayınlanmıştı.
Bunun üzerine devam etmekte olan deniz dolgusu durdurularak söz konusu
firmaya yüklü para cezası uygulandı ancak dolgu hala denizde duruyor,
kaldırılacak gibide değil,8715 kilometrelik kıyı şeridimizde sık sık
yaşadığımız ve tesadüfen ortaya çıkarılan o kadar çok kıyı ihlali var ki
toplasanız 2 milyon metrekare eder.
Daha bu olayın üzerinden çok zaman geçmedi biz bu deniz dolgularının
kaldırılmasını bekler yada hayal ederken şimdi hemen burnumuzun dibinde
bu kez Devlet eliyle kıyı talanı yaşanıyor. Rumeli kavak ta balık yemeği
planlamıştım ve yolumun üzerine meşhur Telli Baba türbesine 100 metre
mesafede hem de sit alanında ayrıca Boğaziçi öngörülümde korkunç biçimde
dolgu yapılırken hemen araçtan inip cep telefonumun kamerası ile olayı
görüntüledim. Aynı bodrumda olduğu gibi hemen basını bilgilendirdim
olayı herkese faks ve mesaj yoluyla duyurdum.
Ancak hiç kimse konuyla ilgilenmedi biri hariç o arkadaşta araştırmacı
habercilik yaparak bu dolgunun arkasındaki başka olayları ortaya çıkardı,
tek tük de olsa duyarlı arkadaşlar sayesinde akla hayale gelmeyen kıyı
talanları kısacası çevre katliamlarını ortaya çıkarabiliyoruz. Bu
araştırma dosyası 29.06.2009 tarihli haftalık Aksiyon dergisinde
ayrıntılı biçimde yayınlandı. İstanbul un göbeğinde, Boğaziçi imar
müdürlüğüne 10 km mesafede bir çivinin bile çakılması mümkün olmayan
yerde böyle bir katliamın yaşanması esef verici.
Kadir Topbaş kıyı talanı varsa şunu yaparım bir çivi bile çakanı şöyle
yaparım demişti bir zamanlar,izleyelim bakalım.