Çevrecinin daniskasıymış

Çevreciliğin ǒni bilmiyor.

 

Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü Başkanı Zafer Murat Çetintaş, Başbakanın çevrecileri işsiz güçsüz diye tanımlamasına tepki gösterdi. Çetintaş, aynı alaycı tavırla, “Gerçekten de Başbakan çevrenin daniskası” dedi.

 

Çetintaş, “Biz Başkan olduğu dönemde de İstanbul’da nasıl çevreci olduğunu çok iyi gördük. Koç Üniversitesi Rumeli Hisarı mevkiinde ormanları keserken Koçlara karşı çıkmış ancak hiçbir basın yayın orğganı bu feryadını duymamıştı. O dönemde dahi çevreci olan gazeteci arkadaşımız Genco Sabancı, çalıştığı Günaydın Gazetesi’nde bu feryadını sür manşetten haber yaparak kamuoyuna duyurmuştu. Sonra Başbakanlığının üçüncü ayında Koç’larla el ele Moskova da açılışa katıldı. Danıştay geçen yıl binlerce ağacı keserek ormanlık alana yapılan Koç Üniversitesi’nin yıkılması kararını aldı. Hani Başbakan nerede, niye yıkmadı. Hani partisinin Başkanı nerede? Hani çevrenin daniskasıydı?” şeklinde konuştu. Çetintaş, “Başkanken fidanlıklar kurmak yerine, İstanbul’un iklimini uymayan İtalya’dan binlerce fidan ithal edip diktiler ve fidanlar kurudu. Bizim paralarımız sokağa gitti. Vatandaşın kesesinden caka atıp çevreci oldu, Biz yıllardır bir tarafımızı yırtıyoruz çevreci olamadık. Kendisi çevrenin daniskası oldu. Kendisi Başkan veya Başbakan olmadan önce vatandaş Tayyip olarak cebinden çevre için kaç kuruş harcadı? Şeklinde konuştu.

 

Çetintaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

Çevrecilik gönül işidir yaşam biçimidir. Gönülden bu işi yapıyoruz cebimizden para harcıyoruz. Eğer işsiz güçsüz olsaydık, cebimizden çevre için harcayacak para bulamazdık. Belediye Başkanıyken, ne yazık ki en iyi çevreci değildi. Bizim zorumuzla çevreci oldu. Türkiye’nin cennet yerlerine gidip nükleer santral yapmak çevrecilikse, Başbakan çevreciliğin ǒsini bilmiyor derim. Dağları deldiler gördük. Bilim adamları çevreciler “Doğanın dengesini bozarsınız, Melen kurur” dediler. Dinletemediler. Bu gün bir yıl bile geçmeden Melen çayı kurudu, Papuçdere kurudu, Kazandere kurudu. Yani eğer bölgedeki ağaçlara ben su getireceğim diye onları keserseniz, o orman biter ve yağmur toplama özelliği yok olur, sonuçta koca Melen çayını da böyle kurutursunuz. Kyoto protokolünü imzalamış. Bir tek ABD’yle Türkiye kalmıştı. İmzalamasan ne olur ki, zaten modası geçti:

 

Erdoğan, Rize'de çevrecilere yüklendi, santralleri savundu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize'de Hidroelektrik Santralleri'nin yapımına karşı çıkan çevrecilere yüklendi. Erdoğan, "Dünyanın değişik yerlerinde böyle çevreciler var. 'Bunlar ne Ne yaparlar' dersin. Ele avuca gelecek hiçbir işleri yoktur. Sadece boş vakitlerini değerlendirmek için yaptıkları iş budur. Ben çevrecinin daniskasıyım. Asıl çevreci benim. Ta belediye başkanlığından beri çevrecilik konusunda neler yaptığımı özellikle İstanbul'da yaşayanlar çok iyi bilir" dedi.
 
POTAMYA SENLE GURUR DUYUYOR!

Erdoğan’ın baba ocağı Rize'nin Güneysu ilçesinde, 500 kişiye Başbakanlık'a ait otobüsün üzerine çıkarak yaptığı hitabında konuşması zaman zaman "Potamya seninle gurur duyuyor" sloganıyla karşılanması, şaşkınlık yarattı.

 

Alaycı tavırla eleştirdi

 

Nükleer santrallerin gerekliliğine vurgulayan Erdoğan, Enerji projelerine karşı çıkan kurumları da alaycı bir ifadeyle eleştirerek, İstanbul’a 800 bin fidan diktiklerini kente su getirirken de bazı çevrecilerin kente su getirilirken ağaçların kesildiğine yönelik eleştirilerine de , “İnsanoğluna su getiriyoruz kardeşim. Ormanları dağları deldik tüneller yaptık, elbette ki o tünellerden su getiriyoruz” diyerek ağaçların kesilmesinin normal olduğunu vurgulayarak, çevrecileri 50-60 kişilik işsiz güçsüz olarak tanımladı. Erdoğan,  “Bu iktidar çevreci bir iktidar. Kyoto protokolünü de biz imzaladık” dedi.